EXEGESIS PAGE..

blog'a geri dön

2 yorum var - 17 Mayıs 2008 23:45


Ekho ve Narkissos’un eşsiz güzellikteki öykülerini hepimiz biliriz. Şairler, yazarlar, ressamlar, müzisyenler tekrar tekrar bu öyküyü işlemişler, her biri bu mitolojik öyküye kendi yorumlarını katmışlardır. Psikoloji içinde de yorumlanmış bu öyküye bir de burada yine psikoloji içinde yer verelim istedim.

Öyküyü kısaca hatırlayalım.

Liriope isimli nympha ırmak-tanrısı Kephisos tarafından hamile bırakılıyor ve çok güzel bir oğlan çocuk dünyaya getiriyor. Oğluna Narkissos ismini veriyor. Teirasias isimli kahin, Narkissos için, herkes tarafından anlaşılmaz bulunan bir kehanette bulunuyor. Liriope, oğlunun ölümlü olup olmayacağını, ihtiyarlayıncaya kadar yaşayıp yaşamayacağını sorduğunda da “Yaşayabilir ama, kendi kendisini tanımaya kalkmazsa” gibi çok belirsiz bir cevap veriyor.

Narkissos on altı yaşına gelince, hem çocuk hem de genç bir erkek görünümüne sahip oluyor. Kendisine delikanlılar, genç kızlar aşık oluyor. Ancak böylesine yumuşak güzelliğinin arkasında katı gururu ve kibiri nedeniyle, hiç kimse ona yaklaşma cesaretinde bulunamıyor.

Bir gün ormanda avlanırken geveze bir nympha olan Ekho tarafından görülüyor ve nympha Narkissos’a aşık oluyor. Ekho (yankı) o zamanlar sesten ibaret bir nesne değil güzel bir peri kızıdır. Ancak Zeus’un karısı Hera tarafından, bu gevezeliği yüzünden cezaya çarptırılıyor ve ancak konuşulursa cevap verebiliyor, işittiği sözlerin yalnız son kelimelerini tekrar edebiliyor.

Narkissos’a aşık olan Ekho, onu ormanda takip ediyor, takip ettikçe ona daha fazla yaklaşıyor ve içindeki aşk büsbütün alevleniyor. Ancak Hera’nın verdiği cezadan ötürü Narkissos’a bir türlü seslenemiyor.

Narkissos bu takiplerin farkına varıyor ve sesleniyor.

“Orada kim var?”

Ekho’da sadece

“Var”
diyebiliyor.
“Yanıma gelsene”

diyen Narkissos’a

“gelsene”
diye bir cevap geliyor. Narkissos kimsenin gelmediğini görünce

“Buraya yanıma gel, birlikte olalım”

diyor. Ekho,

“olalım”

diye cevap veriyor ve kollarını Narkissos’un boynuna dolamaya çalışıyor. Fakat kaba gururlu ve kibirli Narkissos Ekho’u iterek

“Çek ellerini üzerimden, senin bana sahip olmandansa ölmeyi tercih ederim”
diyor. Reddedilen, küçük düşürülen Ekho, sık ağaçlarla kaplı yerlere kaçıyor, utancını ormanlarda saklanarak gidermeye çalışıyor. Ama aşkı aynı şiddette devam ediyor. Üzüntüsünden uyuyamıyor, yemiyor, içmiyor. Bütün güzelliği, zerafeti uçup gidiyor. İşte ormanlarda saklanan, dağlarda görünmeden dolaşan yalnızca sesi kalan, bizim duyduğumuz Yankı’nın öyküsü bu. Seslendikçe sesimize karşılık veren, hala yaşıyorum diyen Ekho’nun öyküsü.

Narkissos ise Ekho'dan yani aşktan kaçarken çok susamış olduğunun farkına varıyor. Ama aşkı karşılıksız kalanlardan birinin bedduası tutunca Narkissos'un bildiğimiz hazin öyküsü gerçekleşiyor. Narkissos bir pınara geliyor. Susuzluğunu gidermeye çalışırken suda kendi güzelliğini görüyor ve kendi güzelliğinin hayaline kapılıyor. Artık kendi kendinden gözlerini alamıyor. Susuzluğunu giderirken başka bir susuzluğun esiri oluyor. Kendi kendisine duyduğu sevgiyle yanıp tutuşurken, yapabileceği bir şey olmadığını da anlıyor. Kendi kendinden ve kaderinden ayrılamayacağını hissediyor. Dokunamadığı, sevemediği bu güzellik ve aşk karşısında eriyor, ölümün pençesine düşüyor. **********************

BİRKAÇ FARKLI ÖYKÜ VAR:)BİRİDE BU: **********************

Kendine aşık olanlara aldırmayıp, onları karşılıksız bırakan ve çok güzel bir peri kızı olan Ekho,
bir gün avlanan bir avcı görür. Narkissos adındaki bu avcı çok yakışıklıdır. Ekho bu genç avcıya ilk görüşte aşık olur.
Ancak Narkissos bu sevgiye karşılık vermeyerek, peri kızının yanından uzaklaşır.
Ekho bu durum karşısında günden güne eriyerek, kara sevda ile içine kapanarak ölür.
Bütün vücudundan arta kalan kemikleri kayalara, sesi ise bu kayalarda 'eko' dediğimiz yankılara dönüşür.

Olimpos dağında oturan tanrılar bu duruma çok kızarlar ve Narkissos'u cezalandırmaya karar verirler.
Gene günlerden bir gün av izindeki Narkissos susamış ve bitkin bir şekilde bir nehir kenarına gelir. Buradan su içmek için eğildiğinde, sudan yansıyan kendi yüzü ve vücudunun güzelliğini görür.
O da daha önce fark edemediği bu güzellik karşısında adeta büyülenir.
Yerinden kalkamaz, kendine aşık olmuştur. O ana dek kimseyi sevmediği kadar, sevmiştir kendi görüntüsünü .
O şekilde orada ne su içebilir, ne de yemek yiyebilir, aynı Ekho gibi Narkissos da günden güne erimeye başlar
ve orada sadece kendini seyrederek ömrünü tüketir. Öldükten sonra da vücudu nergis çiçeklerine dönüşür.

egilmiş,sudaki yansısına hayran hayran bakan bi erkekden daha budalaca ne olabilir!!bir tanrı..
ama hikaye guzel,duymştum daha onceden.

huysuzat  18 Mayıs 2008 00:05  

E o günden sonra kadınlar akıllı erkekleri tercih etmişlerdir diye umuyorum,aynı şey aynadan başka yere bakamayan boşkafalı dişiler içinde geçerli tabii..
iyi olmuş ölmüş orda aptal dimi :))
elimde değil ilk okuduğumda bunu düşündüm:D

exegesis  18 Mayıs 2008 00:12  
bu yazıya puanı basanlar: